28 Temmuz 2026 Salı
Sayfa-1
Sayfa-2
Sayfa-3
Sayfa-4
Sayfa-5
Rss - 1
SON DAKİKA
Aliağa'dan uluslararası robot yarışmasında ilk
İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin akıllı kent ve yapay zekâ çalışmaları sürüyor
Elektromanyetik dalgalara karşı koruma sağlayacak giysiler üretilecek
Geliştirilen sensör sistemi ile adli vakalar daha hızlı çözülecek
Yazarlar

DÜŞÜNCE SÖMÜRGECİLİĞİ

Büşra BÜTÜN
Büşra BÜTÜN
5 Mayıs 2023  |  592 okunma
Yazarın Tüm Yazıları
 Sessiz kalmak ne zaman mükafat oldu bizlere?Ne zaman aranan eleman olarak ilk sıralarda yerini korumaya çalıştı?Ağzımızdan çıkan her bir sözcük ne zaman külfet gibi görünmeye başladı?Susmak ve boyun...
 Sessiz kalmak ne zaman mükafat oldu bizlere?Ne zaman aranan eleman olarak ilk sıralarda yerini korumaya çalıştı?Ağzımızdan çıkan her bir sözcük ne zaman külfet gibi görünmeye başladı?Susmak ve boyun eğmek hangi zaman diliminde ödüllendirildi?Binbir türlü düşünceyi ne zaman gömdük en derine?Ne zaman?Tabii ki korkmaya başladığımız zaman…Konuştuğumuzda alacağımız tepkiden çekindiğimiz zaman…“Tamam” demediğimizde sorularla karşılaşacağımız zaman…İstediğimizde yargılanmaktan geri durduğumuz zaman…İşin aslı; her zaman!Ama unuttuğumuz bir şey mi yok mu sizce de?Neden korkuyoruz bu hayatta?Neden cesur olamıyoruz ve neden başkasının bize empoze ettiği bir şeyi sindirmek zorunda kalıyoruz?Hep bir kovalamaca, hep bir kaçış…Peki sonrasında bizden geriye ne kalıyor?Kabullenmekle boyun eğmek bambaşka iki dünya iken nereye ait olduğumuzu düşünüp dururuz ömrümüz boyunca. “Hayır” demek bir erdemdir ama yerinde kullanıldığı sürece!“Hayır, ben öyle düşünmüyorum, hayır sana katılmıyorum, hayır o öyle değil…” Sonu bitmez cümleler üretecek kapasiteye sahipken susmak ödüllendirilmemeli. Aksine cesur olan, düşüncesini özgürce dile getiren, susmadan ve geri durmadan adım atmaktan korkmayan, yeri geldiğinde kafa tutabilen insanlar çoğalmalı.Sömürgecilik sadece devletler arasında olmuyor ne yazık ki! Düşünceler sömürge altına alınamaz mı? Peki ya kişiler?Alınır, hem de öyle bir alınır ki!Baskı altında tutarak, zorlayarak, susturarak ve en önemlisi de birinin kişisel alanını istila ederek…Bizler bu istilaya baş kaldırmazsak her zaman asimile olmaya razı gelmek zorunda kalırız. Her zaman “tamam” demek ve asla “hayır” diyememek…Susmak ve özgürce konuşamamak…O halde ne duruyoruz? Zihnimizde beliren her bir sözcüğü tarttıktan sonra dışa vurmaya ve sonucunda da ne olacaksa sevgiyle kucaklamaya var mıyız?
İlginizi Çekebilir domain.com/{kategori}
Smyrna Pro V3
asdsad