28 Temmuz 2026 Salı
Sayfa-1
Sayfa-2
Sayfa-3
Sayfa-4
Sayfa-5
Rss - 1
SON DAKİKA
Aliağa'dan uluslararası robot yarışmasında ilk
İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin akıllı kent ve yapay zekâ çalışmaları sürüyor
Elektromanyetik dalgalara karşı koruma sağlayacak giysiler üretilecek
Geliştirilen sensör sistemi ile adli vakalar daha hızlı çözülecek
Yazarlar

“yırtarak geçiyor kalbimizden ,hayatı törpüleyen zaman”

Zozan AYDOĞDU
Zozan AYDOĞDU
8 Ocak 2024  |  2.093 okunma
Yazarın Tüm Yazıları
Bu toprakların çiçekleri her daim sevdaya, kavgaya, umuda büyür.Karanlık tüm zamanlarda dövüşenler bulunur.Öldürülseler de kuytu köşelerde…“oy benim canımın canı canımDoymadan doymadan Ankara’yaOy...
Bu toprakların çiçekleri her daim sevdaya, kavgaya, umuda büyür.Karanlık tüm zamanlarda dövüşenler bulunur.Öldürülseler de kuytu köşelerde…“oy benim canımın canı canımDoymadan doymadan Ankara’yaOy benim canımın canı canım”Her şair biraz kahindir. Kara bir kehanet gibi hayatları düşer mısralarına …Arkadaş Z. Özger ne bu kadar kısa bir ömür düşledi. Ne de kendisine tragedya yazdıracak bir hayat.Hayatını anlatır şiir kitabının ismi. Oysaki görememiştir kitabının basıldığını…“Sakalsız Bir Oğlanın Tragedyası” ile hayatımıza girer Arkadaş Z. Özger Sekiz Ocak 1948 yılında Selanik göçmeni bir işçi ailenin beşinci çocuğu olarak gözlerini açar Arkadaş.Doğduğu Bursa’dan çıkmaz üniversite yıllarına kadar. Defalarca ameliyat olmasına rağmen yakalandığı kemik rahatsızlığı onun trajedisini de beraber getirmişti.Bir tragedya yaratsa da bu rahatsızlık aynı zamanda Arkadaş’ı şiire yöneltir.“Pencereyi kapama Gök dolabilir içeriSen neyi görebilirsinIslak bir bulutun ağışını mıPencereyi kapamaKuş dolabilir içeri”Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’ni kazandığında ülke bir karmaşa sürecinde idi. Türkiye 12 Mart darbesine doğru giderken özellikle üniversitelerde solcu öğrencilere baskılar ve saldırılar artıyordu.Ülkede yaşanan bu şiddet sarmalında Arkadaş Z. Özger de etkilendi.  24 Ocak 1971 yılında SBF yurduna yapılan polis baskınında özellikle başına şiddetli darbeler almak üzere dövüldü.Adak şiirinde bu baskını anlatır Arkadaş…“Biz üç yüz yurtseverdik üç yüz antlı yurt bekçisi umutla beslerdik kanımızı yediğimiz al alma içtiğimiz nar suyu her birimiz bir çiçek büyütürdük, görevimizdi bu sevgiyle sökerdik ayrıkotlarını toprağın sevgiyle ayıklardık yaramaz kurtlarını açsın diye en güzel çiçek…”Ama Arkadaş’ın aldığı esas darbeler fiziksel darbeler değildi.Hüseyin Cevahir 1 Mayıs 1971’de İstanbul Maltepe’deki evde öldürülmesi sonrasında Arkadaş’ın mısralarında;“Ah herkes mi susuyorKalbi kalbimize benzeyen dostlarBir çarmıh gibi bırakıyorken kendini dünyayaHayatın ateş renkli kelebekleriBir bir tutuluyorken korkunç koleksiyonlar içinAh herkes mi susuyor.” Suskunluğun git gide yayılacağından habersiz susmamızdan şikayet ediyor Arkadaş ve bağırıyor tüm gücüyle. Siyasal kimliğinin yanında, tragedyasının bir sacayağı da Arkadaş’ın cinsel eğilimidir. Nefes almasına sebep olan varlığı, içinde bulunduğu devrimci camiada bile kabul görmez. Arkadaş ne şiirinden vazgeçer, ne de kimliklerinden. Alnını dağ ateşiyle yıkamasını bildiği gibi düşürüverir ellerimizden öğretilmiş erkek bedenini.“Güneşe ve erkekliğe büyüyen vücudum düşüvericek ellerinizden vebir gün elbettezeki müreni seveceksiniz(zeki müreni seviniz)12 Mart darbesini yaşayan ülke sessizliğe bürünür. Deniz, Yusuf, Hüseyin idam sehpasında “Tam Bağımsız Türkiye” şiarı ile ölüme giderler.Arkadaş ses olmaya, kavgayı, umudu, sevdayı yazmaya devam eder.“Yusufcuk, yusufcuğumKanadından mı vurdular, vursunlarGün tanlayınca gövertesiniHalk ormanı ışıyacakBin Yusuf uçacakBin yusufcuk konuşacak”29 Nisan 1973’te Ankara’da sokakta ağır yaralı bulunur Arkadaş Z. Özger . Kimse bilmez ne olduğunu. 5 Mayıs’ta ise gözlerini kapatır Arkadaş Z. Özger. Beyin kanaması der doktorlar.Bir belirsiz ölüm bırakır tarih ellerimize, resmi kayıtlarda beyin kanaması denilse de. Beyin kanamasının sebebi yazılmaz rapora. SBF baskınında başına aldığı darbeler miydi ufak ufak Arkadaş’ı ölüme götüren. Ki tanığıyız Ali İsmail Korkmaz’ın Gezi’de sokak arasında darp edilmesinden sonra gittiği hastanede tedavi edilmemesine…Oysa tanığıyız kayıp giderken bir genç ömür daha ellerimizden, resmi raporda yine beyin kanaması yazılmasına…Bu dünyadan bedeni gittiğinde 25 yaşında idi. Ardında “Sakalsız Bir Oğlanın Tragedyası” nı bırakarak… İyi ki doğdun Arkadaş…
İlginizi Çekebilir domain.com/{kategori}
Smyrna Pro V3
asdsad